"Allah kara şehitlerinin bütün günahlarını bağışlar. Yalnız, borçluya olan sorumluluğu kalır. Deniz şehidinin ise bütün günahlarını ve borcunu ödememe günahını da bağışlar."
Hadisin izahında, kul hakkının Allah tarafından affedilmesi ise şöyle açıklanıyor:
Deniz şehidinin borcunun bağışlanması, alacaklının haklarının zayi edileceği anlamına gelmiyor. Çünkü Allah, hiçbir kuluna zulmetmez. Bu durumda Cenab-ı Hak, deniz şehidinin kullara olan borcunu bağışlayınca, âhirette alacaklılara da kendi hazinesinden haklarını öder. Ya onların günahlarını affeder veya Cennetteki derecesini yükseltir. Böylece şehidi de borçlu durumdan kurtarır.
Kara şehidi ile deniz şehidi arasında farklardan birisi şu olabilir. Kara şehidi herhangi bir âletle yaralanır vefat eder; oysa deniz şehidi hem yaralanır, hem de denizde boğulma gibi ikinci bir zahmete katlandığı için sevabı daha çok olur. Onun bu haline Cenab-ı Hak kendi katından karşılık verir.
Diğer yandan, gerek borç meselesi, gerekse diğer kul hakları her ne kadar iki kişiyi ilgilendirse de, Cenab-ı Hak, hak sahibini dünyada rızkına bereket koymak, üzerinden birtakım belâ ve musibetleri uzaklaştırmak gibi hallerle; âhirette ise onun razı olabileceği bir şekilde bağışta bulunmak ve makamını yükseltmekle gönlünü alacaktır.
Çünkü şehit, hak bir dâvâ uğrunda çarpışmış, yaralanmış, vefat etmiştir. Kendi uğrunda bu kadar sıkıntılara katlanan, en sevdiği canını öne süren bir insanı Cenab-ı Hak razı etmez mi?
Kardeşim ben soruna yanıt vermek için emin olmak aynı zamanda doğru öğrenmek için internetten baktım tabi ki de en doğrusunu bilen Yüce Allah'tır